Hz. Adem (as) ve ilk insan neslinin üremesi

altHz. Adem(as) ve Havva yasak meyveyi yedikten sonra yeryüzüne indirildiler. Cennet gibi bir hayattan daha zor şartların hüküm sürdüğü bir dünya hayatı yaşamaya başladılar. Burada uzun bir süre tövbe ve istiğfar ile meşgul oldular. Yaptıkları hatadan dolayı Allah’tan özür dileyip senelerce üzüntü içinde af ve mağfiret dileyerek ibadette bulundular. Cenab-ı Hak da bu iki kulunun tövbesini kabul etti. Onlar için dünya yüzünde rızklar yarattı. Toprağı, suyu onların hizmetine verdi. Hayvanlardan nasıl istifade edileceğini onlara öğretti. Semadan yağmuru, yerden pınarları onlar için akıttı. Böylece Allah vaadini yerine getirmiş, semayı ve yeri ve içindekileri onlara ihsan etmiş, böylece yer yüzünde halife olarak onları tayin etmişti.

Sıra Adem neslinin çoğalmasına gelmişti.

Hz. Adem(as) ve Havva anamız izni ilahi ile bir süre sonra evlendiler. Artık kendi sülblerine yüklenmiş olan genetik şifrelerin açılma vakti gelmişti. Yer yüzünde yaşayacak olan insan neslinin hayat sahnesine çıkması gerekiyordu. Allah’ın güzel isimleri tecelli edecek ve İzn-i İlahi ile nesiller çoğalacaktı.

Peki ilk üreme süreci nasıl olacaktı? O zaman yer yüzünde tek bir anne ve tek bir baba olduğuna göre kardeş durumunda nasıl bir evlilik vuku bulacaktı?

Zihinleri çok meşgul eden bu sorulara makul cevaplar aramak gerekiyor. Bu noktada yine bazı kaynaklara müracaat ederek akla ve nakle uygun cevaplar bulmaya çalışacağız.

Cenab-ı Hak vardır ve birdir. Kendi varlık ve birlik mührünü de her mahlukun alnına vurmuştur. Nevileri ve türleri meydana getiren her bir ferdi ayrı bir özellikle yaratılmış. Türler ise kendi içinde tek ve ayrı bir özellik taşır. İnsanlar, hayvanlar, melekler, bitkiler, cinler gibi.. Dünya bir, ay bir, güneş birdir. Galaksiler bir, galaksilerden meydana gelen kainat da birdir. Yani kainatın heyet-i mecmuasından tutun da, cüzi fertlere kadar, o fertlerin parmak uçlarına kadar, parmak uçlarındaki hücre ve moleküllere kadar her şeyde bir birlik mührü vardır..

İşte Cenab-ı Hak bu hikmeti gereği insan neslini de bir babadan ve ondan da eşini yaratarak, bir anadan türetmiştir. Bu günkü biyoloji ilmine göre tüm canlılardaki genetik yapı onların bir ana ve babadan türediğine işaret ettiği gibi, aynı şekilde insanın da bu kanun içinde olduğunu gösteriyor. Yani tüm canlılar aslında benzer bir üreme kanuna tabidir.

Bu nedenden dolayı insan nesli de bir ana ve babadan olan çocuklar yolu ile çoğalmıştır. Bu noktada Hz. Adem ile Havva’nın ilk doğan çocuklarının çok özel bir yaratılışa sahip olduğunu anlıyoruz. Tabi ki her insan özel ve tek bir yaratılışa sahiptir. Ancak kardeş evliliği gibi yasak bir duruma bir defaya mahsus çok özel bir yaratılış süreci ile ve belli bir çocuk sayısı için müsaade edildiği anlaşılıyor.

Şöyle ki:

Havva annemiz her defasında bir kız ve bir oğlan olmak üzere ikiz çocuk doğruyordu. Bu çocuk sayısının 40 olduğu, yani 20 çift ikiz çocuk olduğunu çeşitli kaynaklarının haberlerinden anlıyoruz. Bazı kaynaklarda çocuk sayısına 120 diyenler de var, ancak ekseriyetin görüşü 40 olduğu yönünde. Belki bir miktar da fazla olabilir, fakat bu çok da önemli değil. Zira bazı çocuklar sonradan vefat etmiş de olabilir. Buradaki önemli husus çocukların özel bir şekilde yaratılıp, ikiz olmaları. Özel yaratılıştan kasıt şu: kardeş bağları nedeni ile ileride yapılacak özel evliliklerde her hangi bir genetik bozukluk olmasın. Zira çocukların evlilik süreçleri de Hz. Adem’e(as) İlahi Kudret tarafından bildirilmiş. Sırası ile doğan iki çocuklar çaprazlama olarak evlendirilecek. Sanki beraber doğan ikizler kardeş mesabesinde, diğer doğanlar sanki bu özellikten daha uzaklar. Bu günkü araştırmalara göre ikiz kardeş olayı çok gizemli bir olay, sırları daha tam olarak çözülememiş.

İşte insan nesli Hz. Ademden sonra ikinci kuşak olarak böyle bir süreçle başlamış. Yani ikiz doğan çocuklar çaprazlama bir usulle, Emr-i İlahi doğrultusunda, evlendirilmişler. Bunun bir ilahi emir olduğunu Habil ve Kabil olayından anlıyoruz.

Habil ve Kabil ark arkaya doğan ikiz çocukların erkek olanları idi. Bu durumda Habil Kabil’in kız ikizi ile, Kabil de Habil’in ikizi ile evlenmek durumundaydı. İlk İlahi emir bu idi. Ancak Kabil bu fıtri seyre itiraz etti ve kendi ikizi ile evlenmek istedi. Bu durumu babası Hz. Adem’e(as) bildirdiği zaman, Kabil’in isteğini uygun bulmadı babası. Bunun yasak olduğunu, Allah’ın emrinin diğer kız ile, yani Habil’in ikizi ile evlenmesi gerektiğini ona bildirdi. Kabil ise arzu ve isteğinde ısrar edince duruma Kudret-i İlahinin hüküm vermesi yönünde tavsiyelerde bulundu. Bu noktada Habil ve Kabil Allah’a kurban adayacaklar, kimin kurbanı kabul edilirse Allah onun için olumlu bir cevap vermiş olacaktır.

Neticede Habil’in duası kabul olundu, Kabil’in isteği ise reddolundu. Kabil ise Allah’ın hükmüne isyan ederek kardeşi Habil’i öldürdü. Kendi ikizini de yanına alarak başka bir diyara göç etti.

Bu kıssada dikkat çekici bazı noktalar var:

1- Havva annemizin bir seferde bir oğlan ve bir kız olmak üzere ikiz doğurması sadece ilk üremeye ait çok özel bir durumdu.

2- Bu ilk çocuklardaki genetik yapıları özel olarak tanzim edilmişti.

3- Bu düzeni bozmak isteyen Kabil’e müsaade edilmemiş, Allah onun kurbanını kabul etmemişti. Yani Allah bu fıtratın bozulmasından razı değildi.

4- Kabil ise isyan neticesinde bu fıtri yapıyı bozmuş, neslin farklı bir şekilde çoğalıp üremesinde sebep olmuştu.

5- Kabil nesli ile diğer kardeşlerin nesli arasında ileride anlaşmazlık çıkacaktı.

Kabil ilk cinayeti işleyip, yer yüzünde kan döküp ilke fesat fiilini işleyen bir olması yanında, daha kötüsü olarak neslin üreme ve çoğalmasında fıtrat bozucudur. Nuh tufanında boğulan neslin büyük bir kısmının Kabil’in zürriyeti olduğu yine bazı kaynaklarda yer alıyor.

Sual: Bu çaprazlama evlilik süreci ne zaman kadar devam etmiştir? Havva’dan sonra da devam etmiş mi, yoksa bu sadece Adem’in bu ilk kırk çocuğuna ait bir durum mudur?

Cevap: Araştırmalardan elde edebildiğimiz bilgilere göre bu kırk çocuk sonrası ne oldu çok da fazla bir bilgi mevcut değil. Ancak çaprazlama bir evliliğin dışındaki bir evlilik durumunun kesin olarak yasak olduğunu, Allah’ın bu kırk çocuk için tayin etmiş olduğu evlilik dışına taşılmaması gerektiğini Kabil’in duasının reddedilmesinden açık bir şekilde anlamak mümkün. Yani daha ilk üreme sürecinde bile açık bir yasak konmuş. Bu noktadan hareketle bu ikiz çocukların çapraz evlenme durumunun çok özel bir durum olarak sadece Havva’nın ikizlerine ait olduğunu ve bunların da sayılarının kesin ve ne net olduğunu anlıyoruz. Şayet çapraz evlenme harici bir evlilik yasaklanmış ise, ki öyledir; bir sonraki kuşakta bu evlilik türünün tamamen yasaklanacağı açıktır. Yani gerek çapraz, gerekse kardeş evliliği daha Adem’in ikinci çocuklarından itibaren yasaklanmış olması ihtimali çok güçlüdür. Zira o 40 ikizden sonra amca, hala, dayı çocukları pekala evlenebilir ve artık nesil bu günkü tarzda çoğalabilir.

Elbette ki bu durum Hz. Adem’in(as) yanında kalan 19 çift çocuk için geçerlidir. Zira Kabil Allah’a isyan etmiş, şeytanın oyuncağı olmuş, kardeşini öldürmüş ve üreme kanuna muhalefet ederek fıtratı bozmuştur. Bu nedenle Hz. Adem’in(as) kontrol ve gözetiminde uzak ayrı bir neslin yetişmesine vesile olmuştur. İşte Kabil neslinin nasıl bir şekilde üremeye devam ettiği, Allah’ın yasaklarına ne kadar riayet ettikleri, sonradan bu neslin bir önceki nesille nasıl bir münasebet kurdukları konusunda çok da net bilgiler yok. Zaten Hz. Adem(as) ile Hz. Nuh(as) arasındaki insan yaşantısı konusunda kaynaklarda çok da fazla bilgi yer almaz. Bu günkü tarih bilgileri Hz. Nuh (as) sonrası insanlık hayatından daha çok bahseder. Öncesine ait çok net bilgi yoktur.

Neslin üremesinde netice olarak:

1- İnsan nesli bir ana ve baban çoğalmıştır.

2- Doğan ilk ikiz çocuklar çaprazlama bir şekilde evlendirilmiştir.

3- Bu süreçten hemen sonra günümüzdeki gibi normal bir süreç başlamıştır.

4- Kardeş evlilikleri daha ilk ikizler sonrası, yani 19 çift çocuk sonrası yasaklanmıştır.

Tüm bunlar elbette ki bizim bilgi ve düşüncelerimizdir. Bizim bildiklerimiz ise tenkit ve tavsiyeye her zaman açıktır. Her şeyi tüm mahiyeti ve keyfiyeti ile bilen ise ancak Allah’tır. Allah ise tövbe ediliğinde bilerek ve bilmeyerek yaptığımız her hata ve yanlışları affedendir.

Biz de Üstad’ın lisanı ile Rabbimizden af ve mağfiret diliyor, “Yâ Rab, kusurumuzu affet. Bizi Kendine kul kabul et. Emânetini kabzetmek zamanına kadar bizi emânette emîn kıl. Amin!” diyoruz.

YAZDIR

BENZER KONUDA MAKALELER:

24 Comments

  1. Bu ne kadar Kurani yaklaşımdan uzak bir iddiadır konusuna girmeden genetik alanında çalışan biri olarak mesnedsiz yapılan ifadelere karşı çıkmak istiyorum. Efendim belki yaşananlar genetik üstüde olabilir diyeceklere de hemen cevap vereyim; Sünnetullah değişmez! Yani Allah ın hayat yasaları değişmez! Genetik bilimi der ki eğer birinci dereceden akrabalar evlenirlerse doğacak çocuklarının aynı genlerde taşınan aynı hastalıktan etkilenmeleri olasılığı çok yüksektir. Hastalıksız olarak doğmayadabilir ama bu tür bir çiftleşme çok mantıksız olacaktır herhalükarda. Denmiş ki tüm insanların 1 atadan gelmesini genlere bakarak çözmüş bilimciler. Nerede kaynak? Kim dedi size? O zaman şunu da bilmelisiniz ki maymunların genetik kodlarıda insana çok yakındır. Aynı şekilde atlarında farelerinde. Konunun İslami boyutuna gelince burada da kaynak filan yok. Hani Kurani yaklaşım? nerede ayet, sahih bir hadis? Bunlar İsrailiyat kaynaklı ifadelerdir. Yahudilerin yada hristiyanların kitaplarından İslami yorum çıkarılamaz buna bidat denir. Kısacası bırakın Habil veya Kabil diye insanların varlığını (bahsedilen konuyu elel alan ayette isim yazmaz iki kardeş der) Havva diye birisindenden bahsedilmez. Hadi bunlar Hadis kaynaklı diyelim ama Kimse Allahı ensest ilişkinin zorbası olmakla idham edemez. Bu yanlışların farkında olunmadığını kabul eder Allah’ın selamının üzerininize olmasını dilerim.

    • Tebrik ederim . Önce yüce Rabbim tüm evreni yaratmış tüm manevi ve maddi nesneleri yaratmış evet doğruda neden başka ademler yani erkekler ve bayanlar yarattığını ve dünya ya gönderdiğini düşünmüyorsunuz. Çok güneşte kalan bir insan zenci olabilirmi. Olamaz.
      İlk insan Hz Adem dır ama 2. 3. 100. De Allah tarafından yaratılmıştır diye izah edilir ise gelecek nesillerin de garip yorumlar yapması ve hatta enses fikirler engellenmiş olur .
      Saygılar sevgiler Allah a emanet olun.

      • Su, umûmiyyeten (esnek olanlar hâric) içine girdiği kabın şeklini alır.
        İnsân, bir damla sudan meydâna gelmektedir.
        Demek ki insân da doğduğu coğrafyaya göre şekil ve renk almaktadır.
        Meselâ Afrika’ya ilk göç eden insânlar; illâki siyâhî tenli değillerdi. Nesilden nesle koyulaştıkları da düşünülebilir. Hattâ koyuluğun, sonraki nesiller kıt’anın içlerine yayıldıkça arttığı da söylenebilir. Bunu zâten bugün Kuzey Afrika insânının açık renk teniyle daha güneye indikçe gitgide koyulaşan tenlerden çıkartabiliriz.

    • Sadece Kurana değil , hadislere de bakın , islam Kuran ve Kuranın uygulayıcısı ve açıklayıcısı Peygamberin sünnetinden oluşur, bunu en avam bir müslüman bile bilir…

  2. KARDEŞ EVLİLİĞİ Bütün semavi dinlerde ve gelen bütün peygamberlerin semavi kitaplarinda Şeriatlarında hem anlatimlariyla hemde uygulamalariyla tatbik edilmemis ve uygulanmamıştır Allah hic bir semavi kitapta kardes nikahını helal kılmamıştır kıldığına dair hic bir delil ve isbat yoktur.peki kardeş nikahı helal olmadığına göre Şimdi insanlik nasil cogaldi ona bakalim kuran ayetleri ışığında NİSA ayet/1:: Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının…………… Allah u teala ayette biz bir nefs yarattik ondan eşini ve her ikisinden bir çok kadın ve bir çok erkek yarattik demektedir yani nasilki hz adem yoktan var edildi o yoktan var edilen hz ademden kopya sureti ile eşi hava ikisinden çok kadin ve erkek yani herbirinden 3 er kadin ve 3 er erkek kopya edilmiştir. nefs yani hucre cogalmasi bölünmesi MAYOZ ve MİTOZ incelenmelidir bu konu uzerinde calisma yapmaniz gerekmekte iste ozman tek hucre nasil cogaldi veya cogalir anlaşılacaktır Ayette kadin ve erkek ten bahs edilmektedir yani yetiskin buluğ cagina gelmis insan olarak bahs etmekte Bebek ve cocuklari dogdu demiyor ve dememekte. Belliki bu kopya islemi çagimizda hayvanlarda nasilki netice aldi illeride insanlar uzerinde de uygulamalar yapilacak ve insan lar dahi kopya edilerek cogaltilacaklardir Belkide insan kopyalama islemleri icin calismalar yapiliyordur. ve bu kopyalama suretiyle degisik anne ve babalardan olan ve normal helal ve nikah yolu ile farkli adem ve havalardan doğan cocuklar bir birleri ile evlendirilmislerdir ve insan oglunun soyu bu surette cogalmıstir BAŞLANGIÇTA ilk olarak yaratilan ve Peygamber olan hz Adem in soyu/zuriyeti hz Muhmmede kadar peygamber ailesi olarak devam etmistir yani peygamberlik nuru o soyda kalmistir. ve diger yaratilan insanlara nebilk ve peygamberlik etmislerdir.Gaybi ancak allah bilir.

    • Size de aynı seyi öneriyorum , insan beyni bir cok teori oluşturulabilir, düşünce yolyla sonuca varmak , filozofiden ileriye gecmez, sünnette arayın cevaplarınızı.

    • “Nüfûsun … kadarını erkekler, … kadarını kadınlar oluşturuyor.”
      Bu istatistik cümlesi; bebekleri ve çocukları da kapsıyor. Yoksa sâdece bulûğ çağına girmiş olanları değil!..
      Bıyıklı cinsinden bir insân doğduğunda, cinsiyyetine bakıp ya “Oğlan.” diyorlar ya “Erkek.”…
      ————————–
      Nefs; bölünebilen bir varlık değildir.
      Nefs; hücre gibi müşahhas bir varlık değil, mücerreddir.
      ————————–
      “Kopyalama” iddi’âsından hareketle şu su’âlin cevâbı nedir:
      Bir baba te’sîri olmadan dünyâya gelen Îsâ aleyhisselâm, kimden kopyalanmıştır?
      ————————–
      Ma’lûmât noksanlığı ve -belki de- gaybe îmân kifâyetsizliği sebebiyle kafamıza yatmadığı için cafcaflı fikirler üretip hevâmıza uymak yerine, “Allâh bilir.” deyip geçiverelim.

  3. Bu dünyadaki bütün insanlar HZ Adem ve HZ Havva’nın çocuklarıdır bütün insanlar aynı soydan bu dünyanın en büyük gerçeği budur bu dünyada yapılan bütün savaşlar ve ayırımcılıklar boşu boşuna ve bütün bu savaşları düzenleyenler siyaset yapan devlet Başkan’ları yapıyor silah ticareti yapıyorlar utanmadan bütün insanlara katlıyamlar yapıp bütün insanlar siyaset Başkan’larını destekliyorlar ama biz insanlar çok saf olduğumuz için bu katil Başkan’lara destek veriyoruz bu dünyanın bir Başkan’ı var oda bizi yaratan ALLAH’TIR başka hiç kimse değildir bu dünyadaki insanlar bir saniyelik nefesi aldıkları için Allah’a şükretmeliler ve diyeceğim şudur allah için artık bu siyasi partilere kimse destek vermesin bu dünyadaki bütün siyasi partiler yok edilmeli onların bu güne kadar ürettikleri bütün dünyadaki silahlarla birlikte dünyadan yok edilmeliler Cumhur Başkan’ı Recep Tayyip Erdoğan hariç bütün başkanlar insan katilidirle hemde en büyük katlıyamları yaptılar vede yapmaya devam ediyorlar artık bütün dünyadaki insanlar uyansın kendine gelsin hepimiz kardeşçe yaşamak zorundayız ancak ozaman dünyaya huzur gelir dünyanın en büyük gerçeği budur hepimiz aynı soydanız renklerimiz farklıda olsa dinler farklıda olsa hepimiz aynı soydanız bunu hiç kimse inkar etmesin gerçek budur bitsin artık bu ayırımcılıklar selameti ve huzuru getirelim bu dünyaya birlik ve beraberlik kardeşlik var olsun başka türlü hiç huzur gelmez bu dünyaya ALLAH İçin yeter herkes kendine gelsin uyanın iş işten geçmeden huzuru getirelim bu dünyamıza inşallah bu yazdığım yorumu bütün insanlara iyi vesile olur saygılar sevgiler kardeşler

  4. Sn.Kurani Hayat rumüzlü ve Süleyman AKAR kardeşlerim,Allah sizden razı olsun elinize dilinize sağlık,size aynen katılıyorum.Acizane bana göre de NİSA-1.ayetin meal ve açıklaması şöyle olur!

    1-Ey insanlar!sizi tek bir candan (bircanlı hücreden) yaratan ve (o canlı hücrenin birkaç hücreye bölünmesiyle) onun eşini de ondan (onun cinsinden) meydana getiren ve (herbiri biyolojik bir süreçle bir beşer olarak vücut bulduktan sonra) ikisinden de bir çok erkek ve kadın üretip yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının.Ve Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının.Şüphesiz Allah üzerinizde bir gözetleyicidir. ( الله اعلم )

    1-( التحرير والتنوير) قيل : خلق حوي من بقية الطينة التي خلق منها آدم )

    2-(زاد المسير ) وقال ابن بحر : منها ، أي: من جنسها )

    3-وخلق منها زوجها أي: من نفسها، يعني من جنسها ليكون بينهما ما يوجب التآلف والتضام، فإن الجنسية علة الضم، وقد أوضح هذا بقوله تعالى: ومن آياته أن خلق لكم من أنفسكم أزواجا لتسكنوا إليها وجعل بينكم مودة ورحمة إن في ذلك لآيات لقوم يتفكرون [الروم: 21].

    (تفسير القاسمي )
    4-فقد نقل عن القفال في تأويل هذه الآية أنه تعالى ذكر هذه القصة على سبيل ضرب المثل، والمراد خلق كل واحد منكم من نفس واحدة، وجعل من جنسها زوجها إنسانا يساويه في الإنسانية، وارتضى أن يكون هذا أحد التأويلات
    (زهرة التفاسير )

    İlk insan hz.Adem neden yaratılmışsa,onun eşi de onun yaratıldığı aynı öz ve cevherden yaratılmıştır.Çünkü bazı müfessirlere göre‘’منها ‘’minha’’ kelimesiyle, onun yaratıldığı aynı cins ve cevher ifade ediliyor. Bkz:Tefsirur Razi,Tefsirul mizan,Tefsirul menar,Fizilalil kur’an.

    Ayrıca/nefsi vahideden/ilk ve tek hücreden Adem oluşuyor ve bu hücrenin bölünmesi sonucunda meydana gelen diğer hücrelerden biri ona bir eş,diğerleri de biyolojik bir süreçle aynı yöntemle Adem gibi topraktan birer beşer olarak vücut buluyorlar ve daha sonra Adem ve eşinden türeyen çocuklar ile aynı nefsi vahideden meydana
    gelenlerin çocuklari birbirleriyle evleniyorlar.Yani ifade ettiğiniz gibi
    kardeşin kardeşle evlenmesi söz konusu olmamıştır.Ama o diğerleri de nefsi vahideden/Adem’i temsil eden asıl hücreden meydana geldikleri için bu yönüyle onlar da yine Adem’den sayılırlar.Son olarak da bunlar arasından Adem halife
    olarak seçiliyor.Onun bu durumuna da ALİ İMRAN-33.ayete vurgu yapılarak Adem’le birlikte başka insanların varlığına da işaret edilmiştir.Tabi ki bu acizane benim görüşümdür.

    (الله اعلم) Ama yine de en doğrusunu yüce Allah bilir

    Selam ve dua ile.
    .

    • Salam.siz sonda ali imran suresinin 33 ayetini delil görsetdiz.ama 34 ayetde ise o düşüncene cvb vermekdedir. Bunlar birbirinden gelme zürriyettir. Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
      (3-ÂLİ İMRÂN Suresi 34.Ayet)

  5. Evlilik dini bir kurumdur. Kimin kiminle evleneceğini helal yada haram kılan Allah’ın hükümleridir. İnsanlar bazı kişilerle evlenmiyorsa, bu Allah yasakladığı içindir.

    Hz. Adem’in çocuklarını düşünürsek Allah onlara böyle bir yasak getirmediyse, evlenmeleri de haram olmaz. Zaten bir tek anne-babanın olduğu bir dünyada onun neslinden gelenlerin başka şekilde nesillerini devam ettirmeleri de mümkün değildir.

    Fıtrat da, şeriat da, yaratılış da, hüküm de Cenâb-ı Hakka aittir. O dilerse hükmünü ve şeriatını değiştirir, dilerse fıtratları ve yaratılışları değiştirir. Hüküm ve irâde onundur. Biz buna iman ediyoruz.

    Olayın bir başka yönü de eğer insanlık birkaç Adem ve Havva’dan çoğalsaydı, o zaman seyretseydik yeryüzünde olan hadiseleri. Çünkü, Adem’in birinin soyundan gelen insanlar, illa bizim ırkımız üstündür, diğer Adem ve Havva’nın soyundan gelen insanlar, illa bizim ırkımız üstündür der ve yok sen şu Adem’densin, yok ben bu Adem’denim, derlerdi.. Bu sefer de, insanlar, devamlı birbirleri ile harp halinde olur, yeryüzünde hiç mi hiç huzur kalmazdı.

    Diğer yönden, ikiz doğan Hz. Adem’in çocukları, çaprazlama evlenmişlerdir. İkizler birbiriyle değil, kendilerinden önce veya sonra doğanlarla evlenmişlerdir. Hadiselerle tespit edilen bu hususa göre, hikmet-i ilahiyece ikizler arasında yine bir kanuna riayet edildiği görülüyor.

    Ayrıca, ahlakî yönden mühim bir tarafı da, Hz. Adem’in çocukları birbirleriyle evleneceklerini bilmiyorlardı. Hüküm sonra geldi. Belli bir dönem sonra da kardeşler arası evliliğe ihtiyaç kalmadığı için yasaklandı

  6. iki kardeşin evliliği muharref tevrattan alınmış bilgilerdir.Yoksa bize bu bilgiler nasıl geldi.Hz ademin iki oğlunun kurban sunma olayı Kur’anın ayetiyle sabit.ama evlilik hakkında malumat yok.çarpazlama evliliği kitabı makaddesin bilgileri.e bu da tahrif olduğuna göre bu bilgiler güvenilir olur mu.Allah-u Teala iki kardeşi birbiriyle evlendirme yerine başka bir erkek ve kadın yaratıp bunların evliliğinden meydana gelen çocuklarla. Adem a.s. ve havva anamızın çocuklarını evlendirip nesli çoğaltamaz mıydı.Bu konuda Mehmet okuyana hak vermemek haksızlık olur.

    • Oğlan ve kız kardeşler olarak ıssız mı ıssız, ıpıssız bir adaya düşseniz;
      Üstüne artık kimsenin sizi bulamayacağına iknâ edecek bir süre de geçse:
      Biyolojik dürtülerinizin harekete geçmeyeceğinden emîn olabilir misiniz?
      Diğer şıklar:
      1- Adadaki maymûnlarla evlenirsiniz!
      2- Kendi kendinizi kopyalayıp çapraz evlilik yaparsınız!
      3- Aklınızca bir helâl usûl bulursunuz!

  7. Ensesti bırakalımda Allah neden kabilin habili öldürmesini ve başka diyarlara gidip insan ırkının bu denli sapkınlık yaratacağını engellememiş?

  8. Hz Adem ve Havva annemizi biliyoruz lakin evlenme ve üreme konusu bize karanlık. Bu konu üzerine kesin bir kanı bulunmadıkça ve Kuran da apaçık bundan bahsedilmemişse bu konu üzerine gitmeyelim bizim bilmemiz gereken kardeş evliligi haramdır. Biz üzerimize düşen görevlerimizi yapalım ve ehli sünnet olmaya çalışalım.

  9. Allah tek nefisten eşler yarattı.(ve 8 eş yarattı) yani 4 ayrı Adem ve 4 ayrı Havva yarattı. bunların vücut renkleri de beyaz, kırmızıya benzer, siyah gibi şu an dünyada bulunan 4 ayrı renk insan neslini oluşturacak şekilde idi. ve bunların çocukları birbiri ile evlenerek insan nesli çoğaldı. (Süt kardeşlerin bile birbiri ile evlenmesine izin vermeyen Allah (cc),çapraz evliliğe izin verir mi)

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*