İnsan beyni galaksilere mi benziyor?

Gün geçmiyor ki bilim adamları kainatın işleyişi ile ilgili yeni bilgilere ulaşmasın. Araştırmalar ilerledikçe ilginç sonuçlar ortaya çıkıyor. DNA keşfi ve Big Bang teorisi ile yaratılış mühürleri ve tevhit delilleri kör gözlere dahi gözükürken, bu sefer de kainattaki galaksilerin insan beyni ile ilgili benzerlikleri gündeme geldi.

Kozmik hadiseleri inceleyen bilim adamları insan beyni ile galaksiler arasında ilginç benzerlikler bulmuşlar. Yani galaksiler ve galaksiler arasındaki iletişim ile, beyindeki sinir hücreleri ve sinir hücrelerinin bağlantıları birbirine çok benzemekte. Adeta kainattaki galaksiler çok büyük bir insan beyni gibi çalışmakta.

Yapılan ölçümlerde ve kütle hesaplarında galaksi kümeleri ile sinir sistemi boğumları son derece benzerlik göstermekte. İnsan beyninde yaklaşık 70 milyar sinir hücresi var iken, kainatta ise yaklaşık 100 milyar galaksi olduğu tahmin ediliyor. İşte bu rakamlar bile birbirine çok yakın değerler. Bu konudaki geniş açıklamayı buradan okuyabilirsiniz.

İşte bu araştırmalar gösteriyor ki, kainat büyük bir insan. İnsan ise küçük bir kainat. Kainat bir şecere ise, meyvesi insan. Bu gerçek bu gün bilimsel araştırmalar tarafından da tasdik edilmekte. Bu konuda Risale-i Nurda bir çok tabir yer almakta. Kainatın insanın mahiyetini taşıyan bir çekirdekten yaratıldığı, insanın ise bu şecere-i kainatın bir meyvesi olduğu sık sık nazara verilmekte.

İşte bunlardan ikisi:

“İşte, şu kâinata nazar-ı hikmetle bakıldığı vakit, azîm bir şecere mânâsında görünür. Ve şecerenin nasıl dalları, yaprakları, çiçekleri, meyveleri vardır. Şu şecere-i hilkatin de bir şıkkı olan âlem-i süflînin anâsır dalları, nebâtât ve eşcar yaprakları, hayvânât çiçekleri, insan meyveleri hükmünde görünür. (Mirac Risalesi)”

“Küremiz hayvana benziyor, âsâr-ı hayatı gösteriyor. Acaba yumurta kadar küçülse, bir nev’i hayvan olmayacak mıdır? Veya bir mikrop küre kadar büyüse, ona benzemeyecek mi?

Hayatı varsa, ruhu da vardır. İnsan-ı ekber olan âlem, tazammun ettiği manzume-i kâinat o derece hassasiyet ve âsâr-ı hayat gösteriyor ki, bir cesetteki âzâ, eczâ, zerrat, izhar ettikleri tesanüd, tecazüb, teavünden daha ziyade muntazam, muttarid, mükemmel âsârı gösteriyor. Acaba âlem insan kadar küçülse, yıldızları zerrat ve cevahir-i fert hükmüne geçse, o da bir hayvan-ı zîşuur olmayacak mıdır? (Sünuhat)”

Risale-i Nurda ifade edilen bu hakikatlerin bilim tarafından da ispatlanması son derece önemli. Şu an için kainatın büyük bir insan olduğu sadece beyin benzerlikleri açısından ispat ediliyor. Belki yakın bir gelecekte dünyanın da bir kalp mahiyetinde olduğu gündeme gelecektir. Hatta belki çok yakın bir zamanda kainatın insan mahiyetini taşıyan mükemmel bir çekirdekten yaratıldığı da bilim tarafından ispatlanacaktır.

Evet, bilim kainat, insan ve dünya yüzüne vurulan tevhit mühürlerini bir bir ortaya çıkarıyor.

 

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*